Kadın olmanın zor olduğu bir dünyada sağlıklı olmak kolay mıdır? Sağlığımızı kim tanımlıyor ve biz neye sağlık diyoruz? Hayatımız bizden önce tasarlanmışken sağlığımız bizim ellerimizde mi? Sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılması kadınların sağlığına zarar vermiyor mu? Bilgi kaynaklarımız bolluk gibi görünen çöplüklere dönmüşken sağlık bilgisinin kaynağını nasıl bulacağız? Bedenimize yönelik politikalar sağlık politikaları olarak nasıl yansıyor? Doğurganlığımız üzerinden yapılan pek çok toplumsal planın yanı sıra sağlık hizmetleri de doğurganlığımızla sınırlı ve tek odaklı hale gelmiyor mu?
Bunlar ve daha pek çok soru kadın sağlığı soru ve sorunları arasında.
Biz kadınlar da sağlıkla ilgili öğrenilmiş ve alışılagelmiş davranışları çoğu kez sorgulamadan kullanabiliyoruz. Mesela bir yerimiz ağrımadan ya da bir etkinliğimiz kısıtlanmadan aklımıza pek sağlık gelmez. Sorun hissetmediğimiz zaman kendimizi- bedenimizi sonuna kadar zorlayıp hırpalayabiliriz. Doğru sağlık bilgisine ulaşma konusunda her zaman yeterince ısrarlı olmayız ve medyanın yönlendirici haberleri veya reklam haberler hepimizi az ya da çok etkiler. Bize biyolojik cinsiyetimizi hatırlatan-fark ettiren doğurganlığımız ve cinselliğimizle ilgili sağlık sorunları toplumsal cinsiyet rollerimizin baskısı altında gündemimize girer. Bu nedenle bazen yok sayılır, bazen de abartılır.

KADIN SAĞLIĞI YALNIZCA ÜREME SAĞLIĞI MIDIR?

Kadın sağlığı dendiğinde çoğumuzun aklına üreme sağlığı ya da cinsel sağlık gelir. Bunlar doğru olsa da yeterli değildir. Kadın sağlığı, bir kadının ruhsal ve bedensel sağlıklı olma halini etkileyenlerin tümünü kapsamaktadır. Kadın sağlığına üreme sağlığı sınırlarında bakmak kadın’ı öncelikle üreme-çoğalma davranışı ile tanımlar.
Erkek egemen sistem yapısı özel yaşamdan kamusal yaşama, tüm kurumlarda ve söylem biçimlerinde kadınlar üzerinde etkisini sürdürüyor. Baskı ve denetim mekanizmasının en somut gerçekleştiği yer kadın bedeni. Beden üzerinden normal-anormal ya da patolojik, ahlaklı-ahlaksız, namuslu-namussuz, kirli-temiz, engelli-sağlam gibi ikilikler, paralel kategoriler yaratılır. Modernizm, hem nüfus politikaları hem de ahlaki denetim açısından cinselliği denetim altına alır. Normlar düzenlilik, sağlıklı ve güzel olmayı tarif eder. Cinsellik heteroseksüel ilişkiler ve bu ilişkileri yasal çerçeve içinde yaşamak biçiminde düzenlenir. Yaşadığız süreçte de bize dayatılan politikalar farklı değildir. Aile içinde üreme merkezli cinselliğin örgütlendiği, tıbbın bireyselleştirildiği, koruyucu sağlık uygulamalarından vazgeçildiği uygulamalardır sözü edilen.

ÖĞRENİLEN ‘KADIN SAĞLIĞI’ ÇERÇEVESİNİ KIRMAK İÇİN

Alışılagelmiş davranışlar, oluşturulmuş kaygılar veya ön yargılar yani toplumun ahlak kuralları, yoksun kalınan kaynaklar kadınların sağlığa ulaşımı önündeki yüksek duvarlara yol açabilirler. Tam da bu noktada beslenmeden giyinmeye, cinsellikten çalışma koşullarına, sağlık sisteminden alınamayan sağlık hizmetlerine kadar doğrudan sağlığımızı etkileyen durumları ve uygulamaları bir kez daha tartışmak, ihtiyaçlarımızı ve sınırlanan haklarımızı kayda geçmek, taleplerimizi geliştirmek için bir araya gelmeye ihtiyaç duyduk. Bu amaçla Ankara, İzmir, Diyarbakır ve İstanbul olmak üzere dört büyük şehirde yerel kadın örgütlerinin çağrılarıyla bir araya gelen kadınlarla önce forum ve sonrasında da atölye çalışmaları gerçekleştirildi.
Özellikle son yıllarda üreme sağlığı odaklı hizmetlerin kullanımına ve haklara yönelik engellemelerin-zorlaştırmaların varlığı ve sağlık hizmetlerindeki piyasa odaklı yeniden yapılanmalar sağlığımıza günden güne zarar verir hale geldi. Bu nedenle kadın kuruluşları, örgütleri ve kadın aktivistler nazarında bu konunun biraz daha ayrıntılı tartışılması ihtiyaçların ve taleplerin oluşturulması amaçlandı. Ankara, İzmir, Diyarbakır ve İstanbul’da düzenlenen toplantılarda farklı yerlerden kadınlar bir araya geldi ve tartıştılar. Sağlık konusuna girmekte zaman zaman zorlandık, beden politikaları tartışmalarımızda önemli bir yer tuttu. Sağlık ihtiyaçlarımızı tanımlamaya çalışırken ve bu alandaki politikaları değerlendirirken daha önce aklımıza gelmeyen başlıklar katılımcıların özgünlüklerinden ya da yaşam alanlarının özel koşullarından çıkıp geldi. Bu süreçte gördük ki bizler de biraz kadın sağlığı denince bize verilen çerçevenin etkisiyle üreme sağlığı odaklı bakıyoruz, bunu kırmaya çalıştık, tartıştık. Zaman zaman da açılan farklı ufuklardan heyecan duyduk.
Türkiye’de kadın sağlığıyla ilgili gündem oluşturmaya, sağlığımızı, bedenimizi, cinselliğimizi, ihtiyaçlarımızı, taleplerimizi, önerilerimizi konuşmaya, tartışmaya, bilgilenmeye, deneyim paylaşmaya, aramızda bir ağ oluşturmaya ihtiyacımız var. Tartıştığımız konu başlıkları ve taleplerimiz üzerinden daha fazla kadına ulaşmak, temasımızı kaybetmemek, bebeklikten itibaren kız çocuklarının ve her yaşta kadının farklı sağlık sorunları olabileceğiyle ilgili farkındalığımızı arttırmak durumundayız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here